KAYIP BALIK (NİYET VE KALP GÖZÜ)

Birgün bir rahip bir iki tasavvuf kitabını okuduktan sonra kendisini kimsenin tanımadığı bir Müslüman köyüne gelip kendini Allah dostu bir mürşidi kamil olarak tanıtır. Etrafına insanlar toplanır ve ona bağlanıp talebesi olurular. Bir gün bu talebelerden birinin kalp gözü ‘(Keşfi) açılır. Derken köylerine bir heyet gelir. Bunlar zamanın meşayihini gezip kendilerince imtihan etmekteler. Rahibin yanına gelip “Bizim bir sorumuz olacak eğer cevap verebilirsen senin hakiki Allah dostu olduğunu anlar ve sana bağlanırız.” Derler. Rahip “Sorunuz nedir?” Diye sorar. Onlar “Biz bir yerden bir şey alıp bir şeyin içinde bir yere sakladık. Bunun ne olduğunu ve nerede olduğunu bilirseniz demek ki davanız Alah için ve siz de Allah dostusunuz diye bizde inanacağız.” Rahip hele burada bir iki gün kalın size cevabınızı veririm der. Onlar da kabul ederler ve orada kalırlar. Bu arada Rahip kara kara düşünmekte ve iç yüzünün açığa çıkacağını düşünüp endişelenmektedir. Bir ara kalp gözü açılan talebesi “Efendim neden öyle düşünceli, mahzun ve dalgınsınız? Bir sorun mu var?” diye sorar. Rahip ilkin bişi demez ama talebe onu sıkıştırınca heyetle aralarında geçen konuşmayı anlatır. Talebe “Mahzun olduğunuz konu bu mu?. Bu çok kolay” der. “Siz onları buraya çağırın ve -Ben böyle basit işlerle uğraşmam bir talebem var o size cevap versin- deyin ve işi bana bırakın” der. Rahip peki der ve onları çağırır. Onlara “Ben böyle basit soruları cevaplamam bunu cevabını bir talebem var o size versin” der ve talebesine “Bunların cevabını ver” der. Talebe kalp gözü ile kontrol eder ve onlara der ki “Her şey yerli yerinde. Yalnız Dicle nehrinden bir balık eksik. Bu balık avcıların kamışıyla bir gözünü kaybetmiş ve şu an içi su dolu bir leğenin içinde ve bu leğende falan yerde bir sedirin altında” diye cevap verir. Heyettekiler hayret eder ve “Talebe böyleyse hocası kim bilir nasıl” der ve “Hakikaten siz büyük bir velisiniz” derler. Onlar oradan ayrıldıktan sonra Rahip talebeye “Sen bunu bildiğine göre şimdi benim de gerçek kimliğimi biliyorsundur” der. Talebe:”Evet siz bir Hıristiyan Rahipsiniz” der. Bunun üzerine Rahip: “Madem öyle neden şimdiye kadar beni deşifre etmedin?” diye sorunca talebe: “Ben sizden zahiren şeriata muhalif bir hareket göremedim ve sizi Allah için sevip size bağlandım. Ben sizi Allah dostu bilip o niyetle sizi sevip size bağlanınca Allah cc bana bu makamı verdi ve kalp gözüm açıldı. Kalp gözüm açıldıktan sonra da sizin kimliğinizi gördüm ama yine de şeriata muhalif bir hareket yapmadığınız için sizi deşifre etmedim. Benim niyetim Allah içindi ve sizin sebep olmanızla amacıma ulaştım. Sizin niyetiniz ne ise o sizinle Allah arasındadır beni ilgilendirmez “ dedi. Rivayet edilir ki bu rahip bu olaydan sonra bir mürşidi kamilin yanına gidip iman eder ve kısa bir süre sonra Allah ona da irşad ve keşif makamı verir.

















