OTUZ ÜÇ DİŞ (VEYSEL KARANİ K.S.)

 

Veysel Karani hazretleri Yemenden kalkarak uzun yollar kat etmiş ve Medine i Münevvere’ye Efendimizi görmeye gelmişti. Birine “Allahın Resulünün evi nerede?” diye sordu. Ona Efendimizin evini gösterdiler. Üveys hazretleri Efendimizin evine gidip hane i Saadetin kapısını çaldı. İçerden Ayşe annemiz perde arkasından “Kim O?” diye seslendi. Üveys hazretleri “Allahın Resulü evdemi?” diye sordu. “Hayır” dedi annemiz. (Bir rivayete göre efendimiz gazadaydı) Efendimizin evde olmadığını ve gazaya çıktığını söyledi. İsterse mescide, Suffaya gidip onu bekleyebileceğini söyledi. Ama Üveys hazretlerinin hasta olan annesine verdiği sözü vardı. Annesi hastaydı ve onun bakımına muhtaçtı. Bekleyemezdi. “Bekleyemem, Annem hasta. Bana ihtiyacı var. Gitmeliyim.  Dedi. Yanında getirdiği bir kese vardı. Bunu kapının yanına bırakarak “Bu hediyemi ahiret kardeşim Allahın Resulüne veriniz lütfen” dedi. Meçhul yabancı Efendimiz için “Ahiret kardeşim” deyince Ayşe annemizin dikkatini çekti ve merak edip Kapının aralığından bu meçhul yabancıya baktı. Veysel Karani hazretleri bir iki adım attıktan sonra durdu ve haneyi saadete dönerek kendi kendine “Ben Allahın Resulünü göremedim. Ama Ayşe annemiz de onu göremedi” dedi ve gitti. Ayşe annemize bu kelime çok acayip geldi. Kimdi bu adam… Üveys hazretleri Yemene doğru yola çıkıp gitti. Efendimiz s.a.v gazadan dönünce adetleri gereği ilkin mescide gider iki rekat namaz kılardı. Gidemeyen sahabe gelip Efendimizi ziyaret eder mazereti olan mazeretini bildirir sonra Efendimiz eve giderdi. Efendimiz mescide uğradıktan sonra eve geldi. Eve gelince Ayşe Annemize “Değişik bir koku var burada. Ben yokken gelen oldu mu?” Ayşe annemiz Üveysi hatırlayıp “Evet” dedi ve onunla geçen diyalogu anlattı. Sonra o keseyi Efendimize verdi. Efendimiz O yabancıyı tarif etmesini söyledi. Annemiz: “O kişi dikkatimi çekti. Siz onu sorarsınız diye kapı tahtalarının aralığından ona baktım” dedi ve onu tarif etti. Sonra Efendimize “O yabancı sizin için Ahiret kardeşim dedi.” Resulülah “Doğrudur. O benim ahiret kardeşimdir” dedi. Efendimiz Ayşe annemize “Ona hangi gözünle baktın?” diye sonrdu Annemiz “Sağ gözümle” dedi. Efendimiz Ayşe annemizin sağ gözünü ziyaret etti. Sonra Ayşe annemiz “Birde giderken ‘Ben Allahın Resulünü göremedim. Ama Ayşe annemiz de onu göremedi’ dedi. Ben sizin eşinizim, nasıl sizi görememişim? Bu kelimenin anlamı nedir?” Efendimiz “Ben burada olsaydım onun beni göreceği şekilde (hakikatte) Sen beni görmemişsin ya Ayşe” dedi. Ayşe annemiz “Anam babam sana feda olsun ya Resulüllah seni  hakikatte görmek istiyorum” diye rica etti. Efendimiz “Ya Ayşe beni görmeye gücün yetmez” dedi. Ayşe annemiz çok ısrar edince Efendimiz s.a.v mübarek yanağından bir madeni para büyüklüıünde yerden manevi perdeyi kaldırdı. Ayşe annemiz derhal bayılıp cezbe hale kapıldı ve kendine gelemedi. Bir süre böyle kaldıktan sonra Efendimiz onun üstüne okuyup Allaha dua edince kendine geldi. Sonra efendimiz “Eğer ben hayatta olup onun üstüne okumasaydım Ayşe yaşadığı sürece cezbe halinde kalır ve kıyamete kadar da kendine gelmezdi” diye buyurdu. Sonra mescide gidip sahabelere: “Ahiret kardeşim gelmiş. Beni göremeden gitmiş. Ayşe kapı tahtalarının çatlağından onu görmüş. Ben Ayşe’nin gözlerini ziyaret ettim sizde benim dudağımı ziyaret edin” dedi ve sahabe Efendimizin mübarek dudağını ziyaret etti. Sonra efendimiz keseyi açtı. İçinde 33 adet diş vardı. (Üveys hazretleri Uhudda efendimizin mübarek iki dişinin şehit edildiğini duyunca –Onun dişleri şehit olmuşken ben nasıl ağzımda dişle gezerim- diyerek iki dişini çekmiştir. Şeytan aleyhi lanet ‘Belki bu iki diş değil diye vesvese verince başka iki dişini çekmiş, şeytan belki bunlar da değil diyince bütün dişlerini çekmiş ve “Ey Lain! O iki diş muhakkak bu çektiklerim içindeki iki dişti” diyerek tüm dişlerini bir keseye koymuştu.) . Efendimiz 33 dişi mübarek sağ eline alıp teker teker sol eline bıraktı ve her dişi diğer avuca bırakırken “Suphanellah” dedi. Sonra tüm dişleri sağ eline tekrar koyup teker teker sol eline “Elhamdulillah” diyerek bıraktı. Sonra aynı hareketi “Allahu Ekber” diyerek tekrarladı. Namazdan sonraki tespih oradan gelmedir.  

Yorum Yaz